|
|
|
ESKİ BİR TÜRKMEN - ALEVİ KÖYÜ : SEYİTHASAN
Seyithasan Köyünün ve Bismil yöresindeki alevi köylerinin kökenlerine baktığımız zaman iki farklı görüş ileri sürülmektedir.: 1. İlçeye ilk yerleşenlerin Irak'ın Musul ve Bağdat yörelerinden göç eden bir Türkmen kolu olduğu söylenmektedir. Bu ilk yerleşenlerin 16. yüzyıl başlarında, kuraklık nedeniyle buraya göç ettikleri ve yerleşm yeri olarak da Dicle Nehrinin iki yakasını tercih ettikleri günümüzde de bellidir. Bu göçle gelenlerin Batman İli'nin sınırları dolayında başlayıp Diyarbakır yakınlarına kadar yerleştiklerini görmketeyiz. Yerleşim yerlerinin sayısının 300 civarında olduğu tespit edilmiştir. Seyithasan köyü ise öne sürülen bu görüşe göre Musul’un Nineva köyünden gelmiştir.
|
|
Devamını oku...
|
|
Birlik yolu cemden geçer, diye yola çıktık aslında. Cem öyle bir olgu ki cemdostu olanlar için ; gâh yaratılıştaki "sır" gâh insan olma yolunda en önemli mektep gâh muhabbet, coşku... Belki de başka anlamlar yükledik kendimizce.
"Ey alemi fahri fena;
sen seni bilirsen sırr-ı hüdasın; sen kendini bilmezsen haktan cüdasın" diyen ecdadımızın bu sözünü tespih ettik dillerimizde ve haktan önce kendimizi aradık cemlerde. Çünkü kişi önce kendini aramalı, bilmeli ve anlamalıymış ki hakkı özünde bulsun, hak içinde hak olsun ve nihayetinde hakka ersin diye.
Bu yolun evvelinde bu olsa gerek. Kendini aramak ve bulmak. Çünkü kendini fehmeden insan şu noktaya erir ki; "Koca kainat insanda mevcut. "
Nasıl oldu da sığdı koskoca kainat küçücük bir insan bedenine diye sorguladık cemlerde. Öyle bir sırdır ki bu, Hazret-i Allah evrenlerin sahibi ve nurudur. İnsan da Allah'tan kopan nur ve kudret parçası ise koca evren de elbette insanda mevcuttur dedik.
|
|
Devamını oku...
|
|
|